Tarih: 27 Nisan 2026

Doğuş Üniversitesi Evrensel Keşif ve İletişim Ofisi (DÜEKİ) Artemis II Misyonunu Yakından Takip Ediyor

 

Soğuk Savaş yıllarında insanlığı Ay’a taşıyan Apollo programının 1972 senesindeki son uçuşundan tam 54 yıl sonra, 1 Nisan’ı 2 Nisan’a bağlayan gece Türkiye saati ile sabah saat 01:35’te, bu kez Artemis programının insanlı ilk uçuşu olan Artemis II misyonu ile biri Kanadalı, diğer üçü Amerikalı 4 astronotu taşıyan Orion uzay aracı ABD’nin Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. Uçuş uzun bir aradan sonra insanlığın Ay’a dönüşünü müjdelerken, aynı zamanda bazı ilklere de imza atıyor: insanların şimdiye dek gittiği dünyadan en uzak noktaya ulaşabilmek, ayın dünyadan görülmeyen tarafında çıplak gözle gözlem yapabilmek ve Ay’ın etrafında dolaşacak hem ilk kadını hem de ilk Afro-Amerikan insanı mürettebatında bulundurmak. Artemis II misyonu aya inmeyecek ancak ay etrafında tur atacak ve 10 Nisan tarihinde Dünya’ya dönecek. “Houston: We Have Had a Problem” cümlesi ile özdeşleşmiş olan ve geçirdiği bir kaza dolayısıyla aya inemeden mucizevi bir şekilde dünyaya dönmeyi başarabilmiş Apollo 13 misyonu sonrasında dünyadan en uzak noktaya giden Artemis II misyonu 2026 yılının Nisan ayını tarihe özel bir şekilde kaydediyor.

2028 yılında gerçekleşmesi beklenen Ay’a insanlı yeniden iniş için bir prova niteliğindeki bu uçuş, Doğuş Üniversitesi Evrensel Keşif ve İletişim Ofisi (DÜEKİ) tarafından da ilgiyle takip edilmekte. 2025 yılında kurulan ve farklı disiplinlerden gelen akademisyenleri bünyesinde toplayan Ofis, uzay araştırmaları, bilgi üretimi ve insanlığın ortak geleceğine yönelik bilimsel katkılarını daha ileri bir boyuta taşımayı hedeflemekte.

Ofisin kurucu kadrosundaki akademisyenler arasında yer alan ve uzay politikaları alanındaki çalışmaları ile tanınan Doğuş Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Dr. Itır Toksöz Bullens uzun süredir hazırlıkları yapılan ve sonunda gerçekleşen bu uçuşun uzay çalışmalarının geleceği açısından bir kırılma noktası olduğu görüşünde. Yıllardır insanlı uçuşların yalnızca alçak dünya yörüngesi ve Uluslararası Uzay İstasyonu görevleri çerçevesinde yapıldığını söyleyen Dr. Toksöz Bullens, Artemis II misyonu ile hem bu eşiğin aşıldığını hem de güneş sisteminin ve derin uzayın diğer destinasyonlarına insanlığı taşıyacak vizyonların an itibariyle yeniden hayat bulduklarına dikkat çekiyor. Ay misyonunun yalnızca ileride Ay’da kurulması planlanan istasyon ya da yerleşimler açısından değil, bir sonraki hedef olan Mars ve tüm bu uzaydaki atılımın getireceği inovasyonlar ve hem devletlerarası hem de devletler-özel sektör arası işbirlikleri açısından da anlamlı olduğunu ve DÜEKİ olarak tüm bu süreçleri etüd etmeye ve değerlendirmeye devam edeceklerini söyledi.